Tababet Ve Şuabati San’atlarinin Tarzi İcrasina Dai̇r Kanun

Tababet Ve Şuabati San’atlarinin Tarzi İcrasina Dai̇r Kanun

TABABET VE ŞUABATI SAN’ATLARININ TARZI İCRASINA DAİR KANUN

(Tıp Meslekleri Uygulamalarına Dair Yasa*)

Kanun No:1219 (R.G.:14 Nisan 1928 / 863)

BİRİNCİ BÖLÜM Hekimler Madde 1-Türkiye Cumhuriyetinde hekimlik yapmak ve ne biçimde olursa olsun hasta tedavi edebilmek için Türkiye Tıp Fakültesinden diploma almak ve Türk olmak gereklidir.

Madde 1-Türkiye Cumhuriyeti dahilinde tababet icra ve herhangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek için Türkiye Darülfünunun Tıp Fakültesinden diploma sahibi olmak ve Türk bulunmak şarttır. Madde 2-Yukarıdaki maddede yazılı diplomanın geçerli olabilmesi için diplomasının Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’nca onaylanmış ve kaydedilmiş olması gereklidir. Hekimlik yapmak isteyen asker hekimler de diplomalarını onaylatır ve kayıt ettirirler. Ancak zorunlu hizmetlerini yaptıkları sürece diplomaları alıkonulan hekimler bu süre içinde dahi hekimlik yapmaya izinlidirler.

Madde 2-Yukarıdaki maddede yazılı diplomanın muteber olması için diploma sahibinin 8 Teşrinisani 1339 tarih ve 369 numaralı kanun mucibince hizmeti mecburesini ikmal etmiş ve diplomasının Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekaletince tasdik ve tescil olması lazımdır. Tababet sanatını icra etmek isteyen askeri tabipler de diplomalarını tasdik ve tescil ettirirler. Ancak hizmeti mecburelerini ifa eyledikleri müddetçe diplomaları alıkonulan tabipler bu müddet zarfında dahi icrayı sanata mezundurlar.

Madde 3-Yukarıdaki maddelerde belirtilen hekim diploması ile cerrahi veya alt dallarında uzman olduğuna dair bu yasanın tanımları gereğince gerekli belgeleri olmayan hiçbir kimse cerrahi ameliye yapamaz. Küçük cerrahi ameliyelerini her hekim yapabilir. Sağlık Bakanlığı’nca açılan ve yönetilen okullardan mezun olan sağlık memurları ve bu okullara eşdeğer okullardan mezun olup mezuniyet belgeleri Sağlık Bakanlığı’nca onaylanıp kayıt edilenler -yönetmeliklerinde yazılı olanlar ile sınırlı kalma koşulu ile- küçük ameliyeleri yapabilir. Nitelik ve koşulları bu kanunla saptanmış olan sünnetçiler sünnet ameliyesini yapabilirler. (Ek fıkralar:3954-27.12.1993) Türk Silahlı Kuvvetlerince yetiştirilen sıhhiye sınıfına mensup erbaş ve erler de, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yaptıkları süre ve görevle sınırlı olmak üzere, küçük sıhhi işlemleri yapmaya yetkilidirler. Yukarıdaki fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Milli Savunma Bakanlığınca altı ay içinde hazırlanıp Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulacak yönetmelikte gösterilir.

Madde 3-Yukarıdaki maddelerde zikredilen tabip diplomasını ve fenni, cerrahi veya şuabatında ihtisas sahibi olduğuna dair işbu kanunun tarifleri dairesinde vesaiki lazımeyi haiz olmayan hiçbir kimse hiçbir ameliyei cerrahiye icra edemez. Cerrahii sağireye ait ameliyatı her tabip yapabilir. Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekaleti tarafından açılan ve idare edilen mekteplerden mezun küçük sıhhiye memurları ve işbu mekteplere muadil tedrisat yapan mekteplerden mezun olup şahadetnameleri Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekaletince tasdik ve tescil edilenler talimatnamelerinde yazılı olanlara münhasır kalmak şartıyla küçük ameliyeleri yapabilirler. Evsaf ve şeraiti bu kanunla tesbit edilmiş olan sünnetçiler sünnet ameliyesini icra edebilirler. (Ek fıkralar:3954-27.12.1993) Türk Silahlı Kuvvetlerince yetiştirilen sıhhiye sınıfına mensup erbaş ve erler de, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yaptıkları süre ve görevle sınırlı olmak üzere, küçük sıhhi işlemleri yapmaya yetkilidirler. Yukarıdaki fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Milli Savunma Bakanlığınca altı ay içinde hazırlanıp Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulacak yönetmelikte gösterilir.

Madde 4-Yabancı ülkelerin tıp fakültelerinden mezun Türk hekimlerinin Türkiye’de hekimlik yapabilmeleri için Sağlık Bakanlığı’ndan ve Üniversite Tıp Fakültesi Profesörler Kurulundan seçilmiş bir jüri tarafından, kimliklerine bakıldıktan sonra, diplomalarının Türkiye tıp fakültesi ders programının ve öğrenim süresinin aynı veya benzeri bir fakülteden bütün sınav dönemleri geçirilerek alınıp alınmamış olduğu araştırılır. Bu koşullarda alınmış olduğu anlaşılan diplomalar kabul edilip, Sağlık Bakanlığı’nca onaylanarak kütüğe geçirilir ve sahiplerinin hekimlik yapmalarına izin verilir. Bu koşullara uygun olarak alınmamış diplomaların sahipleri tıp fakültesi profesörler kurulunca seçilmiş bir jüri karşısında, Sağlık Bakanlığı’ndan gönderilecek bir görevli de bulunduğu halde teori ve pratikten bir sınav geçirirler. Bu sınavın şekli Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlıkları tarafından beraberce kararlaştırılır. Ancak Türkiye Tıp Fakültesi öğrenim süresine ve ders programlarına göre okumamış olanlar eksiklerini tamamlamak üzere tıp fakültesinde okuduktan ve staj gördükten sonra sınava girerler. Sınavları başaranların hekimlik yapmalarına usulüne göre izin verilir.

Madde 4- (Değişik:2765 – 7.6.1935) Yabancı memleketlerin Tıp Fakültelerinden izinli Türk hekimlerinin Türkiye’de hekimlik edebilmeleri için Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığından ve Üniversite Tıp Fakültesi profesörler meclisinden seçilmiş bir jüri heyeti tarafından hüviyetlerine bakıldıktan sonra diplomalarının Türkiye Tıp Fakültesi ders programının ve öğrenim süresinin aynı veya benzeri bir fakülteler bütün sınav devreleri geçirerek alınıp alınmamış olduğu araştırılır. Bu şartlarla alınmış olduğu anlaşılan diplomalar kabul edilip Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca onaylanarak kütüğe geçirilir ve iyelerin sanat yapmalarına izin verilir. Bu şartlara uygun olarak alınmamış diplomaların iyeleri Tıp Fakültesi profesörleri meclisince seçilmiş bir jüri heyeti karşısında Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığından gönderilecek bir işyar da bulunduğu halde teori ve pratikten bir sınav geçirilir. Bu sınavın şekli Sağlık ve Sosyal Yardım ve Kültür Bakanlıkları tarafından beraberce kararlaştırılır. Ancak Türkiye Tıp Fakültesi öğretim süresine ve ders programlarına göre okumamış olanlar eksikliklerini tamamlamak üzere Tıp Fakültesinde okuduktan ve staj gördükten sonra sınava girerler. Sınavları başaranların sanat yapmalarına usulüne göre izin verilir.

Madde 5-Özel muayenehane açmak veyahut evinde hasta görmek suretiyle hekimlik yapmak isteyen her hekim hasta kabulüne başladığından itibaren en çok bir hafta içinde isim ve kimliğini, diploma gün ve sayısını muayenehanesinin adresini ve varsa uzmanlık belgesini mahallin en büyük sağlık makamına kayıt ettirmek ve muayenehanenin nakli halinde en az 24 saat önce nakil durumunu bildirme zorundadır. Madde 5-Hususi muayenehane açmak veyahut evinde muayenehane tesis eylemek suretiyle sanatını icra eylemek isteyen her tabip hasta kabulüne başladığından itibaren en çok bir hafta içinde isim ve hüviyetini, diploma tarih ve numarasını ve muayenehane ittihaz eylediği mahal ve mevcut ise ihtisas vesikasını mahallin en büyük sıhhiye memuruna kaydettirmeğe ve muayenehanenin nakli halinde en az yirmidört saat evvel keyfiyeti nakli ihbara mecburdur.

Madde 6-Bir yerde hekimlik yaptığını kayıt ettiren hekim o yeri terk ettiği veya ne sebeple olursa olsun muayenehanesini kapayarak hekimlik yapmaktan vazgeçtiği takdirde en az 24 saat önce, kayıt edilmiş olduğu sağlık dairesine başvurarak kaydına işaret ettirir. Madde 6-Bir mahalde sanatını icra eden mukayyet bir tabip o mahalli terk eylediği veya herhangi bir sebep ile olursa olsun muayenehanesini set ile icrayı sanattan sarfınazar ettiği takdirde en az yirmidört saat evvelce kaydedilmiş olduğu sıhhiye dairesine müracaatla kaydına işaret ettirir.

Madde 7-Tümü veya bir kısmı Türk olan memur kullanan özel ve kamu kuruluşları ile Türk hastaları tedavi eden herhangi bir hayır ve sağlık kurumunda çalıştırılacak hekimlerin birinci ve ikinci maddelerde gösterilen nitelikleri haiz olması gerekir. Yetmiş yedinci maddede zikredilen yabancı hekimler bu hükümden müstesnadır. Madde 7-Münhasıran veya kısmen Türk memur ve müstahdem kullanılan müessesatı umumiye ve hususiye ile Türk hastaları da tedavi eden herhangi bir müessesei hayriye ve sıhhiyede istihdam edilecek tabiplerin birinci ve ikinci maddelerde gösterilen vasıfları haiz olması şarttır. Yetmiş yedinci maddede zikredilen ecnebi tabipler bu hükümden müstesnadır. Madde 8-Türkiye’de hekimlik yapmak için bu yasada gösterilen nitelikleri haiz olanların genel olarak hastalıkları tedavi hakkı vardır. Ancak herhangi bir tıp dalında uzman olmak ve o unvanı ilan etmek isteyen hekimin Türkiye Tıp Fakültesinden veya Sağlık Bakanlığı’nca kabul ve ilan edilecek kuruluşlardan verilmiş veyahut yabancı ülkelerin tanınmış bir hastane veya laboratuvarından verilip Türkiye Tıp Fakültesince onaylanmış bir uzmanlık belgesi olmalıdır.

Madde 8-Türkiye’de icrayı tababet için bu kanunda gösterilen vasıfları haiz olan umumi surette hastalıkları tedavi hakkını haizdirler. Ancak herhangi bir şubei tababette müstemirren mütehassıs olmak ve o unvanı ilan edebilmek için Türkiye Tıp Fakültesinden veya Sıhhiye Vekaletince kabul ve ilan edilecek müessesattan verilmiş veyahut ecnebi memleketlerin maruf bir hastane veya laboratuarından verilip Türkiye Tıp Fakültesince tasdik edilmiş bir ihtisas vesikasını haiz olmalıdır.

Madde 9-Uzmanlık belgelerinin nasıl alınacağı ve bu hususta uyulması gereken kurallar, bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra Sağlık Bakanlığı’nca düzenlenecek bir tüzük ile saptanır. Madde 9-İhtisas vesikalarının sureti ahzi ve bu hususta mer’i olması lazımgelen kavait işbu kanunun tarihi mer’iyetinden sonra Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekaletince tanzim edilecek bir nizamname ile tayin olunur. Madde 10-Usulüne uygun olarak akademik unvan almamış veya sekizinci maddede belirtilen belgeleri bulunmayan bir hekimin tıp eğitimi ve uzmanlığı ile ilgili ünvanları kullanması ve bunları veya gerçeğe uymayan diğer nitelikleri herhangi bir yolla ve biçimde ilan etmesi yasaktır.

Madde 10-Usul ve nizamına tevfikan müderris,muallim ve emsali sıfatları iktisap etmemiş veya sekizinci maddede zikredilen vesikaları istihsal eylememiş bir tabibin tıp tedris ve talimine ve ihtisasa müteallik unvanları kullanması ve bunları veya hakikate tevafuk etmeyen sair sıfatları herhangi şekil ve suretle ilan etmesi memnudur.

Madde 11-Mahkemeler bilirkişi olarak bu kanun ile Türkiye’de hekimlik yapma yetkisini haiz hekimlere başvurabilir. Bilirkişi olan hekimlere nasıl başvurulacağı ve bunlara verilecek ücret ve tazminat miktarları hakkında Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlıklarınca müşterek bir yönetmelik çıkarılır.

Madde 11-Mahkemelerce ihtibar için müracaat edilecek tabipler yalnız bu kanun ile Türkiye’de icrayı sanat salahiyetini haiz olanlardır. Muhtebirlere sureti müracaat ve bunların müstehak olacakları ücret ve tazminat miktarları hakkında Sıhhiye ve Adliye Vekaletlerince müşterek bir talimatname tertip olunur.

Madde 12-Hekimlik yapmak üzere bir yerde kayıt olan herhangi bir hekimin, dükkan ve mağaza açarak, her türlü ticaret yapması yasaktır. (…) Bir hekimin ikametgahı ayrık olmak üzere çeşitli yerlerde muayenehane açarak hekimlik yapması yasaktır.

Madde 12-(Değişik:5304-17.1.1949) Sanatını icra etmek üzere bir mahalde kayıtlı olan herhangi bir tabibin bizzat dükkan ve mağaza açmak suretiyle her türlü ticaret yapması memnudur. Kanuna tevfikan müsaade almak suretiyle hususi hastahane açması veya aynı zamanda eczacılık diplomasını haiz olan bir tabibin icrayı tababet hakkında feragat etmek ve iki yıl bir eczahanede ameliyat görmüş olduğuna dair vesaik ibraz eylemek şartıyla eczahane açarak idare etmesi bu hükümden müstesnadır. Bir tabibin ikametgahı müstesna olmak üzere müteaddit yerlerde muayenehane açarak icrayı sanat etmesi memnudur.

Madde 13-Bir kişinin beden ve ruh durumu hakkında yalnızca, bu yasa gereğince hekimlik yapma yetkisi olan hekimler rapor düzenleyebilir. Türkiye’de hekimlik yapma yetkisi olmayan hekimlerin raporları geçerli olamaz.

Madde 13-Bir şahsın ahvali bedeniye ve akliyesi hakkında rapor tanzimine münhasıran bu kanunla icrayı sanat salahiyeti olan tabipler mezundur. Türkiye’de icrayı sanat salahiyetini haiz olmayan tabiplerin raporları muteber olmaz.

Madde 14 ilâ 22- (6643 sayılı Kanunun 59.maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.)

Madde 23-Genel ve yerel anestezi ile yapılan büyük ameliyelerin kesinlikle, uzmanlık belgesi olan bir hekim ile beraber diğer bir hekim tarafından yapılması gereklidir. Uzman bulunması ve çağrılması olası olmayan yerlerde yapılması zorunlu ameliyeler ile acil ve olağanüstü durumlar bu hükmün dışındadır. Madde 23-Umumi veya mevzii iptali his ile yapılan büyük ameliyeler behemehal ihtisas vesikasını hamil olan bir mütehassıs ile beraber diğer bir tabip tarafından yapılmak lazımdır. Mütehassıs bulunması veya celbi mümkün olmayan mahallerde yapılması zaruri görülen ameliyeler ile ahvali müstacele ve fevkalade bu hükümden müstesnadır.

Madde 24-Mesleklerini uygulayan hekimler hastalarını kabul ettikleri yer ile muayene saatlerini ve uzmanlıklarını bildiren ilanlar verebilirler. Diğer biçimde ilan, reklam ve benzerlerini yapmaları yasaktır.

Madde 24-İcrayı sanat eden tabipler hasta kabul ettikleri mahal ile muayene saatlerini ihtisaslarını bildiren ilanlar tertibine mezun olup diğer suretlerle ilan,reklam vesaire yapmaları memnudur.

Madde 25-Diploması olmadığı halde -çıkar sağlama amacı ile de olmasanasıl olursa olsun, hasta tedavi eden veya hekim unvanını kullanan kişi bir aydan altı aya kadar hapis ve yirmibeş liradan beşyüz liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. Yapılan uygulama sonucu Türk Ceza Kanunu uyarınca daha ağır ceza gerektiren bir suç olmuş ise, o eyleme uygun ceza verilir.

MADDE 25 – Diploması olmadığı halde cerri menfaat için olmasa dahi her hangi suretle olursa olsun hasta tedavi eden veya tabip unvanını takınan şahıs bir aydan altı aya kadar hapis ve yirmi beş liradan beş yüz liraya kadar ağır cezayi nakdi ile mücazat olunur. Bu suretle icrayı sanat neticesinde Türk Ceza Kanunu itibariyle daha ağır cezayı müstelzim bir fiil işlenilmiş olduğu takdirde o fiile mahsus ceza verilir.

Madde 26-Bu yasaya uygun olarak hekimlik yapma yetkisi olmayan veya her ne suretle olursa olsun, meslekten men edilen bir hekim mesleğini uygularsa, seksenyedimilyon lira idari para cezası ile cezalandırılır.

Madde 26 – Bu kanunun ahkâmına tevfikan icrayı sanat salâhiyeti olmıyan veya her ne suretle olursa olsun icrayı sanattan memnu bulunan bir tabip sanatını icra ederse (Değişik ibare: 4854 – 24.4.2003 / m.1/A-5) “seksenyedimilyon lira idari para cezası” ile cezalandırılır.

Madde 27- 5, 6, 10, 12, 15, 23, 24 üncü maddelerin hükümlerine uymayan hekimler seksenyedimilyon lira idari para cezası ile cezalandırılır.

Madde 27 – “5, 6, 10, 12, 15, 23, 24″üncü maddeler ahkâmına riayet etmiyen tabipler (Değişik ibare: 4854 – 24.4.2003 / m.1/A-5) “seksenyedimilyon lira idari para cezası” ile cezalandırılır. Madde 28-Ağır hapis veya beş seneden fazla hapis veya ömür boyu kamu hizmetinden men veya meslek ve sanatı kötüye kullanma suretiyle işlenmiş bir eylemden dolayı iki kez mahkemece meslek ve sanat uygulamasının durdurulması cezası alanlar veya meslek uygulamasına engel ve iyileşmeyecek bir ruh hastası olduğu saptanan hekimler Sağlık Bakanlığı’nın önerisi ve Yüksek Onur Kurulu kararı ile mesleklerini uygulamaktan yasaklanır ve diplomaları geri alınır.

Madde 28-Ağır hapis veya beş seneden fazla hapis veya müebbeden hidematı ammeden memnuiyet veya meslek ve sanatı suistimal suretiyle işlenmiş bir fiilden dolayı iki defa mahkemece meslek ve sanatın tatili cezasiyle mahkum olan veya icrayı sanat etmesine mani ve gayrikabili şifa bir marazi akli ile malül olduğu bilmuayene tebeyyün eden tabibler Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekaletinin teklifi ve Ali Divanı Haysiyet kararıyla icrayı sanattan menolunur ve diplomaları geri alınır.

İKİNCİ FASIL DİŞ TABİPLERİ VE DİŞÇİLER

MADDE 29 – Dişçilik sanatı; dişlerin ve diş etleri ile esnanın tedavisi ve dişlerin ikmal ve ıslahına ait ameliyelerin icrasına munhasırdır.

MADDE 30 – Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde dişçilik sanatını icra ve diş tabibi unvanını taşıyabilmek için Türk olmak ve Türkiye Darülfünunu Dişçi Mektebinden diploma almak lâzımdır.

MADDE 31 – (Değişik: 2764 – 7.6.1935) Yabancı memleketlerdeki diş hekim mekteplerinden izinli Türk diş hekimlerinin Türkiye’de sanatlarını yapabilmeleri için Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığından ve Üniversite Tıb Fakültesi Profesörler Meclisinden ve Diş Hekimi Mektebi profesörlerinden seçilmiş bir jüri heyeti tarafından hüviyetlerine bakıldıktan sonra diplomalarının Türkiye Diş Hekimi Mektebi ders programının ve öğrenim süresinin aynı veya benzeri bir mektepten bütün sınav devreleri geçirilerek alınıp alınmamış olduğu araştırılır. Bu şartlarda alınmış olduğu anlaşılan diplomalar kabul edilip Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca onaylanarak kütüğe geçirilir ve iyelerinin sanat yapmalarına izin verilir. Bu şartlara uygun olarak alınmamış diplomaların iyeleri Diş Hekimi Mektebi profesörleri karşısında ve Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığından gönderilecek bir işyar da bulunduğu halde teori ve pratikten bir sınav geçirirler. Bu sınacın şekli Sağlık ve Sosyal Yardım ve Kültür Bakanları tarafından beraberce kararlaştırılır. Ancak Türkiye’de Diş Hekimi Mektebi Ders programlarına ve öğrenim süresine göre okumamış olanlar eksiklerini tamamlamak üzere Diş Hekimi Mektebinde okuduktan ve staj gördükten sonra sınava girerler. Sınavları başaranların sanat yapmalarına usulüne göre izin verilir.

MADDE 32 – Hali hazırda diplomasız icrayı sanat eden dişçiler bu kanunun neşri tarihinden itibaren üç ay zarfında müracaat ettikleri takdirde Tıp Fakültesi Dişçi Mektebince imtihanları icra edilerek ihrazı muvaffakiyet edenlere Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâleti tarafından bir ruhsatname verilir ve sanatlarını yapmalarına müsaade edilir. Şu kadar ki, Dişçi Mektebinin küşadından evvel bilimtihan ehliyeti tebeyyün ederek icrayı sanat müsaadesi aldığını tevsik edenler bu imtihandan müstesnadır.

MADDE 33 – Otuz ikinci maddede yazılı olan müsaadeli dişçiler diş tabibi unvanını kullanmağa mezun olmayıp ancak dişçi ismi taşıyabilirler.

MADDE 34 – Tabipler diş çekmeğe ve dişler üzerine iptidai tedavi tatbikına ve diş etlerine ait her nevi hastalıkları tedaviye mezun iseler de doğrudan doğruya dişçilik etmek istiyen ve o suretle icrayı sanat ettiğini ilân eden bir tabip behemehal Dişçi Mektebince verilmiş bir ruhsatnameyi hâmil olmalıdır. Ruhsatname bir sene müddetle Dişçi Mektebine devam ile tatbikat gördükten sonra bilimtihan ita olunur.

MADDE 35 – Diş tabipleri ve dişçiler Eczaneler Kanununa müteferri talimatnamede gösterilen mevaddı reçete ile eczanelerden alabilirler. Reçete ile alınması mecburi olup da salifüzzikir talimatnamede münderiç olmıyan maddeleri muhtevi reçete yazamazlar.

MADDE 36 – Bir mahalde sanatını icra etmek istiyen bir diş tabibi veya dişçi icrayı sanata başladığından itibaren âzami bir hafta zarfında isim ve hüviyetini, diploma veya ruhsatname tarih ve numarasını ve muayenehane ittihaz ettiği yeri havi bir ihbarnameyi o mahallin en büyük sıhhiye memuruna vermeğe mecburdur. Muayenehanenin nakli halinde en az yirmi dört saat evvel nakil keyfiyetini ihbar edecektir.

MADDE 37 – On dördüncü maddede zikredilen etıbba odaları mıntakalarında icrayı sanat eden veya memur olan diş tabipleri ve dişçiler oda intihabatına iştirake ve odalara dâhil olmağa mecburdurlar. Mıntaka dâhilinde icrayı sanat eden diş tabibi ve dişçi adedi yirmiyi mütecaviz olan yerlerde odaların divanı haysiyetlerine bir diş tabibi âza intihap olunur.

MADDE 38 – Diş tabipleri ve dişçiler hakkında tabipler için olduğu gibi mücazatı inzıbatiye tertibine odalar divanı haysiyetleri salâhiyettardır. Bu hususta tabipler hakkındaki ahkâm aynen caridir. Ali Divanı Haysiyet karariyle muvakkaten icrayı sanattan menedilen diş tabipleri ve dişçiler bu müddet zarfında icrayı sanat edemez. Ali Divanı Haysiyet kararları alâkadarlarca malûm olmak üzere Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâleti tarafından mûnasip suretlerle ilân olunur.

MADDE 39 – Usul ve nizamına tevfikan iktisap edilmedikçe hiç bir diş tabibi veya dişçi talim ve tedrise delâlet eden veya her hangi surette olursa olsun hakikate tevafuk etmiyen bir sıfat ve unvanı ilân edemez.

MADDE 40 – İcrayı sanat eden diş tabipleri ve dişçiler hasta kabul ettikleri mahal ile muayene saatlerini bildiren ilânlar tertibine mezun olup diğer suretlerle reklâm ve saire yapmaları memnudur.

MADDE 41.- (Değişik: 5181 – 2.6.2004 / m.1) Kişisel çıkar amacı olmasa bile diplomasız olarak diş hekimliği mesleğine ilişkin herhangi bir muayene veya müdahale yapan, diş hekimliği klinik hizmetleri ile ilgili işyeri açanların meslek icraları durdurulur. Bu kimseler hakkında üç yıldan beş yıla kadar hapis ve birmilyar liradan üçmilyar liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur. Ayrıca işyerlerinde bulunan ve münhasıran diş hekimliği mesleğini icra etmekte kullanılan araç ve gereçler kime ait olursa olsun müsadere edilir.

MADDE 42 – Bu kanunun ahkâmına tevfikan icrayı sanata salâhiyeti olmıyan veya her ne suretle olursa olsun icrayı sanattan memnu bulunan bir tabip veya diş tabibi veyahut dişçi, dişçilik sanatını icra ederse (Değişik ibare: 4854 – 24.4.2003 / m.1/A-5) “yüzyetmişdörtmilyon lira idari para cezası verilir.”

MADDE 43 – Bir diş tabibi veya dişçinin müteaddit yerlerde muayenehane açarak icrayı sanat etmesi memnudur.

MADDE 44 – Yirmi dokuzuncu maddede hududu gösterilen icrayı sanat salâhiyetini tecavüz eden veya “33, 35, 36, 37, 39, 40″ıncı maddeler ahkâmına riayet etmiyen diş tabipleri veya dişçiler (Değişik ibare: 4854 – 24.4.2003 / m.1/A-5) “seksenyedimilyon lira idari para cezası” ile cezalandırılır.

MADDE 45 – Ağır hapis ve beş seneden fazla hapis veya müebbeden hidematı âmmeden memnuiyet veya meslek ve sanatı suistimal suretiyle işlenmiş olan bir fiilden dolayı iki defa mahkemece meslek ve sanatın tatili cezasiyle mahkûm olan veya icrayı sanata mani ve gayri kabili şifa bir marazı akli ile mâlûl olduğu bilmuayene tebeyyün eden diştabibi ve dişçiler Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâletinin teklifi ve Ali Divanı Haysiyet karariyle icrayı sanattan menolunur ve diploma veya ruhsatnameleri geri alınır. MADDE 46 – Diş tabipleri ve dişçilerin muayenehanelerinde çalışan ve dişçilik etmek salâhiyeti olmıyan eşhasın hastalara tedavi tatbik etmesi ve sair suretlerle müdahale yapması memnudur. Muayenehanelerinde bu gibi salâhiyetsiz kimselerin dişçilik sanatını icra etmesine müsaade eyliyen diş tabipleri ve dişçiler hakkında “44” üncü madde ahkâmı tatbik edilir.

ÜÇÜNCÜ FASIL EBELER MADDE

47 – Türkiye dâhilinde ebelik sanatını icra için Türk olmak ve Tıp Fakültesi Kabile Mektebinden veya Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâleti tarafından küşat ve idare edilen ebe mekteplerinden bir şahadetname sahibi bulunmak ve bu şahadetname mezkûr Vekâletçe tasdik ve tescil edilmiş olmak lâzımdır.

MADDE 48 – Şahadetnameli ebe bulunmıyan yerlerde ihtisas vesikasına malik fennî velâde müteahassıslarının müstahdem bulunduğu bir hastanede üç ay müddetle ameliyat görerek ebelik vesikası alan ve bu vesikalarını Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâletine tasdik ettiren ebelerin etıbbayı resmiyenin nezaretleri altında icrayı sanat etmelerine müsaade olunur. Ameliyat gördükleri müddetçe bunların ibate ve iaşeleri hastane idarelerince temin olunur.

MADDE 49 – İcrayı sanat eden şahadetnameli ebeler adedi ihtiyaca kâfi olan mahallerde “48” inci maddede gösterilen ebeler icrayı sanat edemezler. İhtiyaca kâfi şahadetnameli ebe bulunmayan yerlerde ruhsatlı ebelerin icrayı sanatta devam etmelerine mahallî sıhhiye müdürlerinin gösterecekleri lüzum üzerine Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâletince müsaade olunur.

MADDE 50 – Bir mahalde icrayı sanat etmek istiyen ebeler âzami bir hafta zarfında isim ve hüviyetlerini, şahadetname, vesika tarih ve numarasını ve icrayı sanat edecekleri mevkii mübeyyin bir ihbarnameyi bulunduğu mahallin en büyük sıhhiye memuruna vermeğe ve ikametgâhın tebdili veya diğer bir mahalle nakli halinde de en az yirmi dört saat evvel nakli keyfiyeti ihbar etmeğe mecburdur.

MADDE 51 – Ebeler gebelerin muayenesiyle bunların hıfzıssıhhatlerine mütaallik tedabirin ifasına ve doğumun teshiline ve bu esnada yapılacak basit manevraların ve çocuk için lâzım gelen ilk tedbirlerin ifasına salâhiyettar iseler de her nevi alet ve saire tatbik etmeleri memnu ve sureti avarızı velâde vekayiinde behemahal bir tabip davetine mecburdurlar. Her ebe Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâletince tâyin olunacak levazım ve edviyeyi doğum vekayiinde beraberinde bulunduracaktır. Ebeler çiçek aşısı tatbik edebilirler.

MADDE 52 – Ebelerin reçete yazmaları memnudur. İcrayı sanatları için lâzım gelen ve reçete ile alınması mecburi olan mevaddı resmî etıbbanın reçetesiyle eczanelerden tedarik ederler. Etıbbayı resmiye bu yolda vâkı olan müracaatları sürat ve suhuletle ifaya mecburdurlar.

MADDE 53 – Ecnebi memleketlerinde ve mahalli hükümetlerince musaddak ebe mekteplerinde tahsil görerek şahadetname almış olan Türk ebelerin alelûsul hüviyetleri tesbit ve şahadetnameleri Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâletince tasdik ve tescil edildikten sonra icrayı sanatlarına müsaade olunur.

MADDE 54.- (Değişik: 4854 – 24.4.2003 / m.1/B-5) Diploma veya belgesi olmadığı halde ebeliği sanat ittihaz edenlere sanatlarının icrası sırasında herhangi bir suç işlemediği takdirde seksenyedimilyon lira idari para cezası verilir.

MADDE 55 – Bu kanunun “47, 49, 50, 53” üncü maddelerindeki şeraiti ifa etmemiş olan veya muvakkaten menedilmiş oldukları halde icrayı sanat eden ebeler (Değişik ibare: 4854 – 24.4.2003 / m.1/A-5) “seksenyedimilyon lira idari para cezası ile cezalandırılırlar.”

MADDE 56 – Elli birinci maddede zikredilen icrayı sanat hududunu tecavüz eden veya “51, 52” nci maddeler ahkâmına riayet etmiyen ebeler (Değişik ibare: 4854 – 24.4.2003 / m.1/A-5) “seksenyedimilyon lira idari para cezası” ile cezalandırılır.

MADDE 57 – Ağır hapis veya beş seneden fazla hapis veya meslek ve sanatın suiistimali suretiyle işlenmiş bir fiilden dolayı iki defa mahkemece meslek ve sanatın tatili cezasiyle mahkûm olan veya aleni ahval ve harekâtı iffetşikenanesiyle efkârı nâsı rencide eden ve meslek haysiyetiyle gayri kabili telif vazı ve tavırları görülen veya icrayı sanata mâni ve gayrikabili şifa bir merazı akli ile mâlûliyeti bilmuayene anlaşılan ebeler Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâletinin teklifi ve Ali Divanı Haysiyetin karariyle icrayı sanattan menolunur ve şahadetname veya vesikası geri alınır.

DÖRDÜNCÜ FASIL SÜNNETÇİLER

MADDE 58 – Tabiplerden ve Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâleti tarafından küşat ve idare edilen küçük sıhhiye memur mekteplerinden mezun küçük sıhhiye memurlarından veya işbu mekteplere muadil tedrisat yapan mekteplerden mezun olup şahadetnameleri Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâletince tasdik ve tescil edilenlerden başka hiç kimse müsaadesiz sünnetçilik edemez. Ancak lâakal on seneden beri bu işle iştigal ettiğini resmi vesikalarla ispat eden ve ehliyet ve liyakati bilimtihan tebeyyün eyliyen kimselerin kemafissabık icrayı sanatlarına müsaade ve ellerine Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekaletince bir ruhsatname verilir.

MADDE 59 – On seneden az bir müddetten beri sünnetçilik eden veya on seneden ziyade bir zamandan beri bu işle iştigal ettiğini vesaik ile ispat edemiyen kimselerin mütehassıs bir operatörün bulunduğu bir hastanede iki ay müddetle ameliyat gördükten sonra bilimtihan ehliyeti tebeyyün ettiği takdirde yedlerine Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâletince bir ruhsatname verilir. Ameliyat gördükleri müddet zarfında bu gibilerin ibate ve iaşeleri hastane idarelerince temin olunur.

MADDE 60 – Bir mahalde sünnetçilik etmek üzere yerleşmek istiyen kimse bir hafta zarfında isim ve hüviyetini ve vesaikı lâzimesini havi bir ihbarnameyi mahallin en büyük sıhhiye memuruna vermeğe ve başka bir yere nakil vukuunda keyfiyeti nakli ihbar etmeğe mecburdur.

MADDE 61.- (Değişik: 4854 – 24.4.2003 / m.1/B-5) Ruhsatsız ve izinsiz sünnetçilik edenlere sanatlarının icrası sırasında herhangi bir suç işlenmediği takdirde seksenyedimilyon lira idari para cezası verilir.

MADDE 62 – “60” ıncı madde hükmüne riayet etmiyen sünnetçilerden (Değişik ibare: 4854 – 24.4.2003 / m.1/A-5) “seksenyedimilyon lira idari para cezası” alınır.

BEŞİNCİ FASIL HASTABAKICI HEMŞİRELER

MADDE 63 – Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâletince musaddak hastabakıcı mekteplerinden mezun veya resmî hastanelerden verilmiş vesikaları haiz bulunmıyan ve Türk olmıyan kadınlar hastabakıcılık sanatını ifa edemezler. Bu vesikalar muteber olmak için Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâletince tasdik ve tescil edilmiş olmak lâzımdır.

MADDE 64 – (…) (Madde 64, 25.2.1954 tarih ve 6238 sayılı Kanunun 13. maddesi hükmü gereğince yürürlükten kaldırılmıştır.)

MADDE 65 – Bir mahalde icrayı sanat etmek istiyen hastabakıcılar isim ve hüviyetleri ve vesikalarını havi bir ihbarnameyi en çok bir hafta zarfında mahallin en büyük sıhhiye memuruna vermeğe ve ikametgâh tebeddülü veya başka bir yere nakil vukuu halinde yirmi dört saat evvel keyfiyeti nakli ihbara mecburdur.

MADDE 66 – Hastabakıcıların meslekî haysiyet ve menfaatlerini vikaye ve meslekî teavünü temin etmek üzere şahsiyeti hükmiyeyi haiz bir veya mütaaddit yurt teşkil etmeleri caiz olup bu yurtlar Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâletinin nezaret ve murakabesi altında ve olbaptaki talimatnamelere tevfikan tesis olunurlar.

MADDE 67 – Salâhiyeti olmadığı halde hastabakıcılık eden ve bu unvanı takınanlar (Değişik ibare: 4854 – 24.4.2003 / m.1/A-5) “seksenyedimilyon lira idari para cezası” ile cezalandırılır.

MADDE 68 – Altmış dördüncü maddede gösterilen icrayı sanat hududunu tecavüz eden veya altmış beşinci madde hükmüne riayet etmiyen hastabakıcılardan (Değişik ibare: 4854 – 24.4.2003 / m.1/A-5) “seksenyedimilyon lira idari para cezası alınır.” İffetşikâname aleni halü hareketleriyle halkın hissiyatını rencide eden hastabakıcı hemşirelerin ruhsatnamleri Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâleti tarafından geri alınır.

ALTINCI FASIL AHKAMI UMUMİYE

Madde 69-Hekimler, dişhekimleri, dişçiler ve ebeler bu yasada açıklanmayan ve diğer yasa ve tüzükler ile kendilerine verilen tüm görevlerin yapılması ile yükümlüdürler.

Madde 69-Tabipler,diş tabipleri,dişçiler ve ebeler bu kanunda tasrih edilmiyen ve sair kavanin ve nizamat ile kendilerine tevdi edilmiş olan bilcümle vezaifin ifasiyle mükelleftirler.

Madde 70-Hekimler, diş hekimleri ve dişçiler yapacakları her çeşit ameliye için hastanın, hasta küçük veya hacir altında ise, veli veya vasisinin önceden rızasını alırlar. Büyük cerrahi ameliyeler için bu rızanın yazılı olması gereklidir(Veli veya vasisi olmadığı veya bulunamadığı veya üzerinde ameliye yapılacak kişi görüş belirtecek durumda değil ise, rıza koşulu aranmaz). Tersine davrananlardan, ilgilinin şikayetine bağlı olma koşulu ile yüzyetmişdörtmilyon lira idari para cezası alınır. … Madde 70 – Tabipler, diş tabipleri ve dişçiler yapacakları her nevi ameliye için hastanın, hasta küçük veya tahtı hacirde ise veli veya vasisinin evvelemirde muvafakatını alırlar. Büyük ameliyei cerrahiyeler için bu muvafakatin tahriri olması lâzımdır. (Veli veya vasisi olmadığı veya bulunmadığı veya üzerinde ameliye yapılacak şahıs ifadeye muktedir olmadığı takdirde muvafakat şart değildir.) Hilâfında hareket edenlerden (Değişik ibare: 4854 – 24.4.2003 / m.1/A-5) “yüzyetmişdörtmilyon lira idari para cezası” alınır. (Ek fıkra: 4854 – 24.4.2003 / m.5) Bu Kanunda yazılı olan idari para cezaları o yerin en büyük mülki amiri tarafından verilir. Verilen idari para cezalarına dair kararlar ilgililere 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.

Madde 71-Hekimler, dişhekimleri, dişçiler ve ebeler ile hastalar arasında tedavi ücretinden dolayı doğacak anlaşmazlıklarda -anlaşma konusu olan ücret ne olursa olsun- Sulh Mahkemelerine başvurulur. Yalnız iki yıl geçerse bu hak kaybolur.

Madde 71-Tabipler,diş tabipleri,dişçiler ve ebelerle hastalar arasında ücreti müdavattan dolayı vaki olacak ihtilafatın mercii bu ihtilafa mevzu teşkil eden meblağ miktarı ne olursa olsun sulh mahkemeleridir. Yalnız iki sene mürurunda bu hak zail olur.

Madde 72-Mesleklerini uygulayan hekim, diş hekimleri, dişçiler ve ebeler, örneğine göre Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen, yerel sağlık yöneticilerince onanmış, hastaların ad ve kimliklerini kayıt için basılan bir protokol defteri tutma zorundadırlar. Bu defterlerdeki kayıtlar, ücretten doğan davalarda sahibi lehine delil sayılabilir. Şu kadar ki, iddiaya kanıt olan kaydın doğru olmadığı belgeler ve diğer güvenilir kanıtlar ile kanıtlanabilir.

Madde 72-İcrayı sanat eden tabipler,diş tabipleri,dişçiler ve ebeler nümunesi veçhile ve Muaveneti İçtimaiye Vekaleti tarafından tertip ve mahalli sıhhiye memurlarınca musaddak,hastaların isim ve hüviyetlerini kayda mahsus bir protokol defteri tutmağa mecburdurlar.Bu defterlerin kuyudu ücretten mütevellit davalarda sahibi lehine delil ittihaz olunabilir. Şu kadar ki müstanidi iddia olan kaydın hilafı vesaik veya delaili muteberi saire ile isbat edilebilir.

Madde 73-Protokol defterinde bozmalar(tahrifat) yapan ve gerçeğe aykırı bilgi yazan hekimler, dişhekimleri, dişçiler ve ebeler ceza yasasının 345’inci maddesi uyarınca cezalandırılır. Madde 73-Protokol defterlerinde tahrifat yapan ve mugayiri hakikat derceylediği sabit olan tabipler,diş tabipleri,dişçiler ve ebeler Ceza Kanununun (345) inci maddesi mucibince tecziye edilirler.

Madde 74-Sağlık Bakanlığınca gerekli görülecek bölgelerde, ücret anlaşmazlıklarında mahkemelerce gözönüne alınmak üzere, en az ve en çok tedavi ücret tarifeleri düzenlenebilir. Bu bölgeler tabip odaları sınırları ile sınırlıdır.

Madde 74-Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekaletince lüzum görülecek mıntıkalarda ücret ihtilafında mahkemelerce nazarı dikkate alınmak üzere asgari ve azami ücreti müdavat tarifeleri tanzim edilebilir. Bu menatık etibba odaları mıntıkaları hududiyle tahdit olunur.

Madde 75-Tıp mesleklerinin uygulanmasından doğan suçlarda mahkemelerin uygun göreceği bilirkişinin rey ve görüşüne başvurma özgürlükleri saklı kalmak koşulu ile Yüksek Sağlık Şurası’nın görüşü sorulur.

Madde 75-Tababet ve şuabatı sanatlarının icrasından mütevellit ceraimde mahkemelerin muvafık görecekleri muhtebirin rey ve mütalaasına müracaat hakkındaki serbestileri baki kalmak şartiyle meclisi alii sıhhinin mütalaası istifsar edilir.

Madde 76-Ölen hekim, dişhekimi, dişçi, ebe, sağlık memuru ve hastabakıcıların diploma veya mezuniyet belgeleri veya ruhsat belgeleri alınarak Sağlık Bakanlığı’nca seçilen bir kurul önünde iptal edildikten sonra ailelerine geri verilir.

Madde 76-Vefaat eden tabip,diş tabibi,eczacı,dişçi,ebe,küçük sıhhiye memurları ve hasta bakıcıların diploma veya şehadetname ve ruhsatnameleri alınarak Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekaletince müntehap bir heyet huzurunda iptal edildikten sonra ailelerine iade olunur.

Madde 77-Türkiye’de yasalara dayanan kazanılmış hakları tanınmış olan yabancı hekimler, dişhekimleri, dişçiler ve ebeler mesleklerini bu yasa hükümleri çerçevesinde uygulayabilirler.

Madde 77-Türkiye’de mevzuatı kanuniyeye müsteniden hakkı müktesepleri tanınmış olan ecnebi tabipler,diş tabipleri,dişçiler ve ebeler sanatlarını bu kanun ahkamı dairesinde icra edebilir.

Madde 78-Bu yasanın yürürlüğe girdiği günden başlayarak “Belediye Hekimliği Uygulamaları hakkındaki 7 Rebiülahir 1278 (1862) günlü tüzük ve bu yasaya aykırı olan bütün hükümler yürürlükten kalkmıştır.

Madde 78-Bu kanunun meriyeti tarihinden itibaren tababeti belediye icrasına dair olan 7 Rebiülahir 1278 tarihli nizamname ve bu kanuna muhalif olan bütün ahkam mülgadır.

Madde 79-(6643 sayılı Kanunun 59.maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.)

Madde 80-Bu yasada yazılı para cezası, hafif hapis ve bir seneye kadar hapis cezasını gerektiren eylemlerin mahkemesi sulh mahkemelerinde ve daha ağır ceza gerektiren eylemlerin mahkemesi asliye mahkemelerinde görülür.

Madde 80-Bu kanunda yazılı cezayi nakdi hafif hapis ve bir seneye kadar hapis cezalarını müstelzim fiillerin muhakemesi sulh mahkemelerine ve daha ağır cezayı mucip ef’alin muhakemesi Asliye Mahkemelerine aittir.

EK MADDE 1 – (2182 – 20.5.1933) 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına dair olan Kanuna aşağıdaki madde katılmıştır. Ankara Nümune Hastanesinde vazife görmek ve dışarıda hekimlik etmemek ve hizmet müddetleri beş yılı geçmemek şartiyle beş ecnebi mütehassıs tabip getirilir.

EK MADDE 2 – (2351 – 11.12.1933) 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına dair olan Kanuna aşağıdaki madde konulmuştur. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi üçüncü dahilî hastalıklar ve seririyatında ve birinci harici hastalıklar ve seririyatında, göz hastalıkları ve seririyatında, kulak, boğaz, burun hastalıkları ve seririyatında, kadın ve doğum hastalıkları ve seririyatında ve radyoloji lâboratuvarında ders vermek ve mensup oldukları hastanelerde hasta tedavi etmek ve poliklinik yapmak ve dışarıda serbest doktorluk etmemek, hususî hastanelerde çalışmamak ve hizmet müddetleri beş seneyi geçmemek şartiyle altı ecnebî müderris tabip getirilir.

EK MADDE 3 – (2876 – 25.12.1935) Ankara Nümune Hastanesinde vazife görmek ve dışarda hekimlik etmemek ve hizmet müddetleri beş yılı geçmemek şartile daha üç ecnebi mütehassıs hekim getirilir.

EK MADDE 4 – (Ek: 3575 – 14.6.1989) Diş protez teknisyenliği, diş hekimi eliyle hastadan elde edilen ölçü, model ve kayıtlar üzerinde, meslek bilgisinin gerektirdiği kurallara bağlı kalarak ve diş hekiminin vereceği bilgilerle istekler dikkate alınarak, ağız protezleri, çene yüz protezleri, ordodontik aygıtlar yapmak ve gerektiğinde yapılmış protezlerle aygıtları onarmak işlemleri ile sınırlıdır.

EK MADDE 5 – (Ek: 3575 – 14.6.1989 ) Türkiye Cumhuriyeti dahilinde diş protez teknisyenliği unvanını taşımak ve mesleğini icra edebilmek için, Sağlık Bakanlığı bünyesinde veya denetiminde açılan sağlık meslek liseleri diş protez teknisyenliği bölümünü bitirmek ve diploma almak ya da hareketli protezler, sabit protezler, çene yüz protezleri, ortodonti aygıtları veya diş protez maddeleri üretimi dallarında yüksek eğitim ve öğretim veren, Sağlık Bakanlığının sağlık meslek liseleri diş protez teknisyenliği bölümü mezunlarını öğrenci olarak kabul eden üniversitelerin, en az iki yıllık diş protez teknisyenliği ile ilgili meslek yüksekokullarında eğitim görmek ve mezuniyet diploması almak gerekir.

EK MADDE 6 – (Ek: 3575 – 14.6.1989) Öğrenimlerini yurt dışında diş protez teknisyenliği ile ilgili devletçe tanınan bir okulda tamamlayarak Türkiye’ye dönüş yapanlar, denklikleri Sağlık Bakanlığınca onaylandığı takdirde, eksikleri varsa Türkiye’deki diş protez teknisyenliği okullarında eksik kısım ve süreleri başarı ile tamamladıktan sonra onaylanmak suretiyle mesleklerini icra edebilirler ve diş protez teknisyeni unvanını kullanabilirler.

EK MADDE 7.- (Değişik: 5181 – 2.6.2004 / m.2) Diş protez teknisyenleri; sahip oldukları diploma veya belgelerin hak kazandırdığı unvanlardan başkalarını kullanamazlar, hastalarla doğrudan doğruya mesleki ilişkiye giremezler, laboratuvarlarında münhasıran diş hekimliği mesleğini icra etmekte kullanılan araç ve gereçleri bulunduramazlar, ek 4 üncü maddenin belirlediği sınırlar dışında herhangi bir çalışma yapamazlar, tavsiyede bulunamazlar. Yukarıdaki fıkra hükmüne aykırı hareket eden diş protez teknisyenleri hakkında üç yıldan beş yıla kadar hapis ve birmilyar liradan üçmilyar liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur. Ayrıca işyerlerinde bulunan ve münhasıran diş hekimliği mesleğini icra etmekte kullanılan araç ve gereçler kime ait olursa olsun müsadere edilir. İşyeri ruhsatları suçun ilk kez işlenmesi halinde bir yıl süreyle geri alınır, tekerrürü halinde bir daha geri verilmemek üzere iptal edilir.

EK MADDE 8. – (Değişik: 5181 – 2.6.2004 / m.3) Diploması veya meslek belgesi olmaksızın diş protez teknisyenliği mesleğini icra edenler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve birmilyar liradan üçmilyar liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur. Ayrıca işyerlerinde bulunan ve münhasıran diş protez teknisyenliği mesleğini icra etmekte kullanılan araç ve gereçler kime ait olursa olsun müsadere edilir. Suçun tekerrürü halinde verilen ceza ertelenemez, para cezasına veya tedbire çevrilemez.

EK MADDE 9 – (Ek: 3575 – 14.6.1989) Diş hekimleri, kendi klinik hastalarının protezlerini yapabilmek için diş protez laboratuvarı açabilirler. Ancak bu laboratuvarlarda başka hekimlerin her türlü protez yapımı isteklerini karşılama durumunda laboratuvar sorumlusu olarak en az bir diş protez teknisyenini istihdam etmek zorundadırlar. Diş protez teknisyeni çalıştırmaksızın kendi klinikleri dışından protez başvurularını bizzat çalışarak karşılamak istedikleri takdirde özel işyerinde mesleklerinin klinik hizmetlerini yürütemezler. Bu yasağa aykırı şekilde mesleklerinin klinik hizmetlerini yürütenler hakkında 3224 sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği Kanununun disiplin cezaları ile ilgili 44 üncü maddesinin (c) bendindeki para cezası, tekrarı halinde (d) bendindeki oda bölgesinde bir aydan altı aya kadar serbest meslek uygulamasından alıkonma cezası uygulanır.

EK MADDE 10 – (Ek: 3575 – 14.6.1989) Diş protez teknisyenleri veya diş hekimleri, diş protez laboratuvarı açmak istedikleri takdirde, mahallin en büyük mülkî amirine başvurmak ve bu makamın belirteceği şartlara uymak zorundadırlar. Diş protez laboratuvarlarının sahip olmaları gereken şartlar ile bulundurmaları gereken asgarî araç ve gereçlerin sayıları ve nitelikleri, Sağlık Bakanlığınca yayımlanacak bir yönetmelikle belirtilir. Laboratuvarların yönetmelik ve kanuna uygun çalışıp çalışmadıkları, il sağlık müdürlüklerince denetlenir.

EK MADDE 11. – (Ek: 5181 – 2.6.2004 / m.4) Milli Savunma Bakanlığı ile diğer kanunlar kapsamında örgün eğitim veren meslek okulları haricinde, hiçbir kişi veya kurum veyahut kuruluş tarafından her ne ad altında olursa olsun bu Kanunda usul ve esasları belirlenmiş olan diş protez teknisyenliği dalında eğitim ve belge verilemez. Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde sağlık sınıfı astsubay eğitimi aldıktan sonra askeri eğitim hastanelerinde diş protez teknisyenliği eğitimi gören sağlık astsubaylarının kurs belgeleri, Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanır ve bunlar, özel kanun hükümleri saklı olmak kaydıyla bu Kanunda diş protez teknisyenlerine tanınan hak ve yetkilere sahip olurlar.

GEÇİCİ MADDE 1 – (Ek: 3575 – 14.6.1989) Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte üniversitelerin ön lisans diş protez teknikerliği okulları mezunları diş protez teknisyeni unvanına sahip olurlar ve sağlık meslek liseleri diş protez teknisyenliği bölümünün devamı olan meslek yüksekokullarına bir yıllık hızlandırılmış eğitim için sınavsız girme hakkını kazanırlar. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte üniversitelerin ön lisans diş protez teknikerliği okullarında öğrenci olanlar da mezun oldukları tarihte diş protez teknisyenliği unvanına sahip olurlar ve sağlık meslek liseleri diş protez teknisyenliği bölümünün devamı olan meslek yüksekokullarına bir yıllık hızlandırılmış eğitim için sınavsız girme hakkını kazanırlar. Hızlandırılmış eğitimler için özel program yapılmış eğitim dönemlerinin ilgili yüksekokullarca ilanından sonra ilk döneme başvurmamış olanlar hızlandırılmış eğitim haklarını kaybetmekle beraber bu dönemin başlangıcından itibar iki yıl süre ile bu yüksekokullara sınavsız girme hakları saklı kalır.

GEÇİCİ MADDE 2 – (Ek: 3575 – 14.6.1989) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sağlık meslek liseleri mezunları olup, Sağlık Bakanlığının diş protez teknisyenliği kurslarından mezun olanlar veya dengi okullardan birinin mezunu olup Sağlık Bakanlığının 12 aylık diş protez teknisyenliği kurslarından mezun olanlar, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren diş protez teknisyenliği unvanına sahip olurlar ve kendilerine Sağlık Bakanlığınca kanunun yayımı tarihinden itibaren en geç üç ay içinde belgeleri verilir. Ayrıca diş protez teknisyeni olarak en az üç yıl meslek icra ettikten sonra ve bu üç yılın bitiminden itibaren en geç iki yıl içinde başvurmaları şartı ile diş protez teknisyenliği ile ilgili meslek yüksekokullarına ön kayıt ve yeterlik sınavı ile girme hakkını kazanırlar.

GEÇİCİ MADDE 3 – (Ek: 3575 – 14.6.1989) Bu Kanunun yayımı tarihine kadar mezuniyet belgesine sahip olmadan mesleklerini icra etmekte olan diş teknisyenleri, bu Kanunun yayımlandığı tarihte en az iki yıldan beri bu mesleği yürüttüğünü Sağlık Bakanlığına verecekleri BAĞ-KUR, SSK, vergi kaydı gibi resmî belgelerle kanıtlamak, Sağlık Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle; sınav komisyonu, yerleri ve şekli belirtilmiş olan ehliyet sınavlarına, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren en geç iki yıl içinde başvurmak ve başarı kazanmak şartı ile diş protez teknisyeni unvanını kazanırlar ve Bakanlıkça düzenlenecek meslek belgelerini alırlar. Yukarıda belirtilen sınavlara katılacak ilgililer sınavların gerektirdiği giderleri kendileri karşılarlar. İki yıl içinde girecekleri en çok 4 sınavda başarılı olamayanlar ile sınav için başvurmayanlar, iki yıllık sürenin bitiminden sonra mesleklerini icra edemezler.

GEÇİCİ MADDE 4. – (Ek: 5181 – 2.6.2004 / m.5) 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununa göre diş protezciliği meslek dalında; a) Milli Eğitim Bakanlığınca verilmiş ustalık belgeleri, b) Ustalık belgesi almak için doğrudan ustalık sınavına girme hakkını elde edenler ile ustalık eğitimi kurslarına devam etmekte olanlardan, girecekleri ustalık sınavı sonunda başarılı olarak ustalık belgesi alanların belgeleri, c) 3308 sayılı Kanunun geçici 9 uncu maddesi uyarınca, Milli Eğitim Bakanlığınca verilecek ustalık belgeleri, Başkaca bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılarak Sağlık Bakanlığınca bu belgelerin yerine diş protez teknisyenliği meslek belgesi verilir. Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilenlerin, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren; (b) ve (c) bentlerinde belirtilenlerin ise ustalık belgelerinin tanzimi tarihinden itibaren bir yıl içerisinde, diş protez teknisyenliği meslek belgesi almak amacıyla Sağlık Bakanlığına müracaat etmemeleri halinde, diş protez teknisyeni unvanını kullanamaz ve bu mesleği icra edemezler.

GEÇİCİ MADDE 5. – (Ek: 5181 – 2.6.2004 / m.5) 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununa göre diş protezciliği meslek dalında; a) Kalfalık belgesi sahibi olanların bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren en geç bir yıl içerisinde, b) Çıraklık eğitimini tamamlayanlar ile bu eğitime devam edenler ise, çıraklık eğitimini tamamlamalarını müteakiben en geç altı ay içerisinde gerekli bilgi ve belgelerle birlikte, Müracaat etmeleri ve geçici 6 ncı maddede öngörülen yönetmelik hükümleri uyarınca Sağlık Bakanlığınca düzenlenecek teori ve uygulama eğitimini başarıyla tamamlamaları kaydıyla açılacak ehliyet sınavında başarılı olmaları halinde, kendilerine diş protez teknisyenliği meslek belgesi verilir. Sağlık Bakanlığınca düzenlenecek eğitimler sonunda, iki yıl içerisinde girecekleri en çok üç sınavda başarılı olamayanlar ile sınav için müracaat etmeyenler, iki yıllık sürenin bitiminden sonra mesleklerini icra edemezler ve diş protezciliği ile ilgili herhangi bir unvanı kullanamazlar. Yukarıda belirtilen eğitimlere ve sınavlara katılacak ilgililer, bunların gerektirdiği giderleri kendileri karşılarlar. GEÇİCİ MADDE 6. – (Ek: 5181 – 2.6.2004 / m.5) Geçici 5 inci maddede belirtilen kalfalık belgesine sahip olanlar ile çıraklık eğitimini tamamlayanlara ve çıraklık eğitimine devam edenlere, Sağlık Bakanlığınca diş protez teknisyenliği meslek belgesi verilebilmesi amacıyla düzenlenecek teori ve uygulama eğitimlerinin süreleri ve yerleri, eğitimlerin sonunda yapılacak ehliyet sınavlarının yerleri, sınav komisyonunun teşkili, eğitimlere ve sınavlara müracaat edilmesi konuları ve bunların giderlerinin nasıl karşılanacağı ile ilgili sair esaslar, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren en geç üç ay içerisinde Sağlık Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelik ile belirlenir.

Madde 81-Bu yasa yayınlandığı gün yürürlüğe girer.

Madde 81 – Bu kanun neşri tarihinden itibaren mer’idir.

Madde 82-Bu yasanın hükümlerini uygulamaya Sağlık ve Sosyal Yardım, Adalet ve Milli Eğitim Bakanları görevlidir. Madde 82 – Bu kanun hükümlerinin icrasına Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye, Adliye ve Maarif Vekilleri memurdur.